İletişim Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Medya Merkezi, 11 farklı birimiyle öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürdüğü alanlardan biri. TV Stüdyo, Greenbox, Haber Merkezi, Fotoğraf Stüdyosu, Reji, Cep Sineması, Radyo, Ses Kayıt, Mac Lab ve iki PC Lab'dan oluşan merkez, uygulamalı derslere ve üretim süreçlerine ev sahipliği yapıyor.

Toplumsal Katkıdan Medya Merkezi’ne Uzanan Bir İş Birliği

İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İhsan Eken tarafından toplumsal katkı komisyonana sunulan proje ile yeni ekipman desteği oluşturuldu. Eken, bu projeyi Medya Merkezi'nin ihtiyaçlarıyla buluşturabilecek bir fırsat olarak değerlendirdi.

“Toplantıda komisyonun istekleri bize iletildi. Biz de bu istekler doğrultusunda çekimleri yapabileceğimizi belirttik; ancak karşılığında Medya Merkezi'ne ekipman desteğinde bulunulmasını talep ettik.”

Böylece ortaya basit bir hizmet alışverişinden daha fazlası çıktı. Bir tarafta üniversitenin farklı merkezlerinin görünürlüğünü artıracak tanıtım filmleri, diğer tarafta öğrencilerin daha fazla ekipmanla çalışma imkânı vardı.

“Temel amacımız hem uygulama merkezlerinin çekimlerini gerçekleştirmek hem de elimizdeki mevcut malzeme sayısını artırarak öğrencilerin bu imkânlardan daha fazla yararlanmasını sağlamaktı. Proje tam olarak bu karşılıklı kazanç dengesi üzerine kuruldu.”

Projenin planlama ve uygulama aşamasında fakülte adına Doç. Dr. İhsan Eken'in liderliğinde Dr. Öğr. Üyesi Mert Kutluk, Araştırma Görevlisi Ömer Sait Birol ve Araştırma Görevlisi Ali Alban görev aldı.

Kameranın Arkasındaki Görünmeyen Emek

Medya Merkezi'nin yürüttüğü çalışma yalnızca ekipman desteğiyle sınırlı kalmadı. Çekim süreçlerinde teknik desteğin yanı sıra içeriklere işaret dili ve altyazı desteği sağlandı. Öğrencilere de birebir teknik eğitimler verildi.

Böylece Medya Merkezi, öğrencinin yalnızca ekipman aldığı bir alan olmaktan çıktı; ekipmanı nasıl kullanacağını öğrendiği, üretim sürecinin parçası olduğu ve yaptığı işin sorumluluğunu üstlendiği bir uygulama alanına dönüştü.

“En iyi malzeme elinin altındakidir”

Ekipman kullanmak isteyen öğrencilerin en geç üç gün önceden merkeze başvurarak malzeme talep formu doldurması gerekiyor. Ders ve ödev kapsamında yapılacak kullanımlarda ders sorumlusu akademisyenin imzası aranıyor. Kişisel gelişim ve portfolyo çalışmaları için başvuran öğrenciler ise birebir görüşmeyle değerlendiriliyor.

Bu sistemin arkasında yalnızca malzemeleri koruma düşüncesi yok. Öğrencinin ihtiyacını tanımlayabilmesi ve sahip olduğu imkânı üretime dönüştürebilmesi de hedefleniyor.

Doç. Dr. İhsan Eken bu yaklaşımı şöyle anlatıyor:

“Eskiden elimizdeki imkânlardan haftada 2-3 öğrenci yararlanırken bu sayının artması bize buradaki açığı hafiflettiğimizi gösteriyor. Öte yandan öğrenciler uzaktan bakıp ‘en büyük malzeme en iyisidir’ diyerek talepte bulunabiliyor. Oysa insan için en iyi malzeme elinin altındaki malzemedir.”

Eken'e göre öğrencinin önce elindeki imkânı tanıması gerekiyor.

“Öğrenci önce elindeki imkân ile ne yapabileceğini bilecek, ihtiyacını kavrayacak; biz teknik eğitim ve ekipmanı ondan sonra devreye sokacağız.”

Asıl Yatırım Öğrencide

Medya Merkezi'nin üretim süreçlerinde dikkat çeken bir başka unsur ise öğrencilerin doğrudan sürecin içinde yer alması.

Stajyer öğrenciler, kamera arkasından reji masasına, fotoğraf çekiminden kurguya kadar farklı aşamalarda görev alıyor. Bir gün kamerayı kullanırken başka bir gün canlı yayın sürecinin parçası oluyor; başka bir gün ise çektiği görüntünün kurgusunu gerçekleştiriyor. Bu deneyim, sınıf ortamında anlatılan teorik bilginin gerçek bir üretim sürecine dönüşmesini sağlıyor.

Doç. Dr. İhsan Eken de sektördeki bu beklentiye dikkat çekiyor:

“İş ilanlarına baktığımızda sizden doğrudan tecrübe istiyorlar. Medya Merkezi'nde çalışan öğrencilerimiz burada fotoğraf çekiminden canlı yayına kadar her şeyi yaparak yetişiyor. Buradan ayrılan öğrencilerimizin sektörde çok iyi yerlerde çalışıyor olması, bu iş birliğinin en büyük meyvesidir.”

Bugün Medya Merkezi'nde bir öğrenci kamera çantasını alıp çekime çıktığında, elindeki ekipman yalnızca teknik bir araç değil. O ekipman, sınıfta öğrenilen bilginin sahada sınandığı bir deneyimin parçası haline geldi.

Rukiye Gündoğdu, Fatmanur Kabataş, Abadan Kovusova, Şeyma Kara · Kampüs · 23 Ekim 2026, 08:24